Antropik İlke Nedir?

Antropik İlke, evrenin neden şu an içinde bulunduğu kendine özgü halde var olduğunu sorgulayacak olursak ve bunun nedenini açıklamak istersek, bu isteğimizin oluşmasının sebebinin ‘Evren neden bu şekilde?’ sorusunu sorabilecek zeka seviyesine sahip tek canlı türü olmamızdan kaynaklandığını söyleyen prensiptir.

Andromeda Galaksisi

Antropik İlke Nasıl Ortaya Çıkmıştır? 

Tarih boyunca yaşamış insanlar varoluşumuzun nedenini açıklamak ve evreni anlayabilmek için çeşitli teoriler üretmişlerdir. Bu teoriler yaşanılan topluma, dönemin inançlarına ve bilimdeki gelişmelere göre değişiklikler göstermiştir. Antropik İlke de bu teorilerden birisidir. Antropik İlke tabiri ilk olarak 1973’te Avustralyalı teorik fizikçi Brandon Carter tarafından, Kopernik’in 500. Doğum günü sebebi ile Krakòw’da düzenlenen sempozyumda kullanılmıştır. İnsanların evrende özel bir konumu olmadığını ifade eden Kopernik İlkesi’nin aksine, Carter ‘İçinde bulunduğumuz konum mutlak merkez olmasa da, kaçınılmaz bir şekilde ayrıcalıklıdır’ demiştir. Carter’ın burada bahsettiği ‘kaçınılmaz ayrıcalık’ yaşamın varlığını sağlayan sabitlerin spesifikliğinden kaynaklıydı.

Yaradılış Sütunları, Fotoğraf:NASA

Öyle ki; 1952 tarihinde ilk defa astronom Fred Hoyle karbon nükleusunun yapısı hakkındaki tahminleri için antropik ilkeyi kullandı. Hoyle evrendeki karbon çokluğunu açıklayabilmek için karbon çekirdeğinin kombinasyonlarının sıcaklığında, üç helyum enerjisinin toplamına eşit içsel bir enerji seviyesine sahip olması gerektiğini öne sürdü. (Karbon, üç helyum nükleusunun nükleer reaksiyonlarla birleşip karbon nükleusunu oluşturması sonucu meydana gelir.) Bu tahminden kısa süre sonrasında, Hoyle tarafından öne sürülen karbon enerji seviyesi fizikçiler tarafından bulundu. Daha sonrasında karbonun helyum nükleusu ile oksijen yapma kombinasyonunun rezonans olmadığı keşfedildi. Eğer bu nükleer reaksiyon rezonans olsaydı, tüm karbon oksijene yakılırdı. Karbon ve oksijenin enerji seviyelerindeki bu çakışmalar, doğal sabitler tarafından belirlenir. Bu sabitlerin değerleri ufak bir farklılık bile gösterseydi, yaşam için gerekli koşullar oluşmayabilirdi. Carter’ın bahsettiği ayrıcalık buradan doğmaktadır.

Öte yandan bugün biliyoruz ki evren içinde bulunduğumuz galaksiden ibaret değil. Dünyamız da evrenin merkezini oluşturmuyor. Sadece Samanyolu Galaksi’sinin büyüklüğü 100.000 ışık yılı büyüklüğündedir. Biz içinde bulunduğumuz Samanyolu Galaksi’sini bile tamamen keşfedememişken, genişlemekte olduğunu bildiğimiz evrende tek olduğumuzu savunmak ne kadar doğru olur?

Herkül Gökada Kümesi, Fotoğraf; Howard Trottier

Antropik İlke Neyi Açıklar? 

Antropik ilke temel olarak bulunduğumuz evrende varoluşumuzun belirli koşullara bağlı olduğunu kabul ettiğimizde; evren hakkındaki gözlemlerimizin istatiksel olarak ne kadar olasılık dahilinde olduğunu belirlemeye çalışan bir grup ilkedir. Başka bir deyişle Antropik İlke; evrenin yapısının, doğanın sabitleri ve yaşamın varlığı ile ilgili olan doğal kanunların bir değerlendirmesidir demek mümkündür. Çeşitli varyasyonları olmakla birlikte, zayıf ve güçlü antropik ilke olmak üzere iki alt başlıkta Antropik İlke’yi incelemek mümkündür.

Zayıf Antropik İlke; evrende gözlemlenen koşulların, gözlemcinin var olmasına izin vermesidir. Bu ilke fiziksel bir ilke değildir, çünkü bu ilkeyi çözümleyip test etmemiz pek de mümkün değil. Öte yandan eğer bu ilkeyi yok sayarsak, gözlemsel veriler yanlış sonuçlar verecektir.

Güçlü Antropik İlke ‘evren zeki yaşam formunun varlığını kaçınılmaz kılan özelliklere sahip olmalıdır’ der.  Güçlü Antropik İlke teolojik bir ifadedir, bilim çerçevesinde bu ifadeyi test edemeyiz. Ancak birden fazla evren var olabiliyorsa ve bu evrenler yaşamı sağlayabilecek koşullara sahipse, bu evrenlerde yaşam olabilir. Çünkü içinde bulunduğumuz evren, yaşamın desteklenebileceğini göstermektedir.

Samanyolu, Fotoğraf: NASA

En Çok Hangi Alanda Antropik İlke’ye İhtiyaç Duyulur?

Fizik, astronomi ve hatta felsefe gibi alanları ilgilendirse de Antropik İlke’ye en çok kozmoloji alanında ihtiyaç duyulmaktadır. Kozmologlar evreni bir bütün olarak incelerken bu ilkeyi kullanırlar. Evren hakkında kesin ve gözlemsel sonuçlar almak her zaman için mümkün değildir. Bunun yanında  henüz elde edebildiğimiz bilgiler sınırlı olduğundan bu alanda çalışan bilim insanları bir noktada varsayımlar yapar ve hipotezler kullanırlar. Bulunduğumuz noktada Antropik İlke’yi kanıtlayabilmemiz mümkün değidir. Ancak evreni anlama yolunda bu ilke kullanışlı olabilmektedir. Hipotez konumunda olan bu ilkeye bağlı kalıp kalmamak ise –her şeyin ihtimaller dahilinde olduğunu unutmadan- bireysel bir karar olacaktır.

Yazan: Elif IŞIK

Kaynak*

Kaynak**

Kaynak***

Kaynak****

Kaynak*****

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here